İspanyol Kültür Derneği, İçişleri Bakanlığının Dernekler Dairesi Başkanlığına bağlı bir kuruluştur.

İSPANYOL KÜLTÜR

Yıl 711... Dün gibi hatırlamıyorum.. Ama Tarık dedemın gemileri yakışını hayal ediyorum.. Dünyada ilk küresel ısınma vesilesi. Atlar dört nal.. Göz açıp kapanmış, bi bakmışlar 6 senede Cebel-i Tarık'tan Fransa içine girilmiş. Uzatmayalım. Özlü sözlü Cordoba'lı yaşlı Seneca; "Başlayan herşey biter" demiş. VE öyle olmuş. 781 sene boyunca tarih, sanat,mimar,kültür, edebiyat, insanlık, doğallık ekmiş Endülüs medeniyeti. Avrupa kralllarının çocukları gelmiş eğitim için. Isabel II ile Fernando güçlerini birleştirmişler ve taş üstünde müslüman taş bırakmamışlar. Kendilerinden olmayacakları kesmişler, asmışlar, kovmuşlar. Kaçan kurtulmuş. Kinleri bitmemiş tabii. Fransız bilim insanları karı - koca Curie'ler ne demişler? "Bizler Endülüs'ten kalan kitaplar sayesinde atomu parçalayabildik. Eğer yarısı yakılmamış olsaydı, şimdi Galaksiler arasında yolculuk yapıyor olacaktık. Ahh, Osmanlı'nın ciddi iç meseleleri olmasaydı da bi uzanabilseydi... Ama böyle olması gerekiyormuş.. Bir yandan Akdeniz esintisi, diğer yandan Atlantik dalgaları yaladı durdu Iberik adasını var olduğundan beri. Kimler geldi, kimler geçti. Hiç birisi sevilmedi şimdiki gibi.... Fenikeliler, Keltler, Helenler, Iberler, Kartacalılar, Vandallar, Vizigotlar, ve tabi ki Romalılar...

Cupid okunu bir saplarsa artık kurtuluş olmaz. Cupid’ın İspanyolca zehirine boyanmış oku bana ABD’de eğitimim sırasında Cuba asıllı bır Americalı Amozona tarafından saplandı. Bir daha kurtulamadım ve Narcisus gibi İspanyolcaya aşık oldum. Dünyamı değiştirdi... İlk adım Salamanca. Üniversiteler şehri. Kurs deryası. Şimdiki birlikte çalıştığımız Salminter’de 3 ay bir eğitim sonrası profesyonel turist rehberliğimi İspanyol dünyası ile yapmaya başladım. Ertesi sene Barcelona’da eğitime devam. Meşhur Rambla başındaki Canaletas çeşmesi. Öyle mütevazi durduğuna bakmayın, Cupid’ten daha tehlikeli (etkili) olabiliyor. Suyundan bir içen artık kurtulamıyor. O şehre göbeklten bağlanıyor. Monjuic tepesi, Sagrada Familia, Parq Güel, Casa Mila, ve Gauidi aşk zincirine bir düğüm daha atıyor. Tren ile Figueras ve Salvador Dali. “Keşke bir yatak götürseydim yanımda” dedirtir. Delice, uçmuşların plajlarından burda bahsetmeyeceğim... Git, gör, tat... Hızlı tren çok hızlı gidiyor. Uçak çok yukarıdan uçuyor. Ben genelde otobüsü tercih ediyorum. Karış karış görüyorsun, tanıyorsun. Molada bir ekmek arası kalamar ve café con leche. San Sebastian, Alicante, Marbella... Git, gör, tat... Ahhh, Endülüs! Alınacak çok ders var. Hala... İlmen incelemek kitaplara sığmıyor... Burda? En iyisi çık Albaizin tepesine, ordan doyasıya Elhamra’yı seyret.. Saatlerce. Günlerce. Elhamra ve yanındaki Generalife. Tarihle ilgisi olmayanlara bile çok şey anlatacaktır. Bu seyrinizi orada bulunan birkaç Flamencocunun çalgı ve dans eşliğinde yapacağınıza bahse girerim... Kuşbakışı Córdoba. Koca şehirde ilk göze çarpan; Aljama ( Córdoba Camii). Ortasında garip bir bina. Katedral. Böğrüne saplanmış hançer. Öyle derin bir sessizlik!!! Sanki beşyüz küsur senedir taziyeleri kabul ediyor. Çift sıralı kemer ziyafeti şimdiki yeni eserlere bir klonlama örneği. Bir gün esaretten kurtulma umudu saklı. Mihrabında bir nur, bu umudun fışkıran ruhu.. Neyse, hemen yanıbaşında Barrio Judio’da efkar dağıtalım. Córdoba tipik evleri. Avlular göreceksiniz, ortasında bir fıskıyecik... Duvarlarında ufacık ufacık seramik saksıcıklar ve çiçekler. Rengarenk bir dünya. Bir zamanlar komşuların birlikte expresso içip raksettikleri avlular. Bu işin bir de en azından Sevilla’sı, Toledo’su, Segovia’sı, Malaga’sı, vs. vs. vs. leri var. Var oğlu var. Madrid? Puerta de Sol? Plaza Mayor? El Palacio? Tavernalar? Gran Via? Plaza de España? Churros? Tapas? Var oğlu var... Olmadık zamanda sokaklarında gezerken, bir metro çıkışında bakmışsınız bir bando mızıka eşliğinde coşmuş insanlar birşeylerin gelmiş zamanını kutluyorlar. Şok olmayız gerçi ama kısaca bahsedelim. Paris Cumhuriiyet meydanında olduğu gibi meşhur büyük şehirlerin en gözde caddelerinde, meydanında atmış pis yatağı, eşyalarını işgaliye parası da vermeden yaşıyor. Köpeğini aracı yapmış dilenenlerin sayısı az değil. Metrolarda arızalı asansörler, yağmura teslim olan delikler... Hırsızlık mı? Çok özel dikkat ister. Karanlık, ıssız sokaklarda kendinizi kurtaramazsınız. Ama İspanya güzel bir ülke. Yaşamak için diyemem, belki turistik. Boğadan aldığı kan; kırmızı... Güneşten aldığı ışık: sarı... Sarı Kırmızı. 17 atonom bölgesiyle ISPANYA...

DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN...

Farklarımız

Bize Ulaşın

Bornova Dernek Ofisi

Kazımdirik, Fevzi Çakmak Cd. No:2, 35100 Bornova / İZMİR

 

Mail

ispanyolkulturdernegi@gmail.com

Telefon

(0232) 425 77 77

Barcelona İrtibat


 

Mail

ispanyolkulturdernegi@gmail.com

Telefon

(+34) 603 334 606

Salamanca
Anlaşmalı Dil Okulumuz

Calle Toro 25, 1º 37002 Salamanca / İSPANYA

 

Mail

info@salminter.com

Telefon

(+34) 923 211 808